2012'deki Sandy Kasırgası, sonrasında doğan çocukların beyinlerinde beklenmedik izler bıraktı
Sıcak dalgaları, kasırgalar, fırtınalar… Yakın zamanda yapılan bir Amerikan araştırmasına göre, bu aşırı hava olayları doğmamış bebekler üzerinde görünmez ancak kalıcı sonuçlar doğurabilir.
Katrina, Sandy, Irma. Bu isimlerin ardında, son 20 yılın en yıkıcı fırtınalarından bazıları yatıyor. PLOS One dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, hamilelik sırasında aşırı sıcak dalgasıyla birlikte yaşanan bir fırtınaya maruz kalmanın fetüsün beyin gelişimi üzerindeki etkilerini inceledi. Sonuçlar, aşırı iklim koşullarının bebekler üzerinde, daha doğmadan önce bile yarattığı etkilerle ilgili soruları yeniden gündeme getiriyor.
Birçok çalışma, doğal afetlerin doğum öncesi dönemdeki etkileri konusunda uyarıda bulunuyor
Aşırı iklim koşullarının hamilelik üzerindeki etkisini inceleyen birçok çalışma yapılmıştır.
Sıcak veya soğuğa maruz kalan yenidoğanlarda solunum fonksiyonlarında bozulma
2023 yılında Jama dergisinde yayınlanan ve 343 anne-çocuk çifti üzerinde yürütülen bir Fransız araştırması, doğum öncesi ve doğum sonrası aşırı sıcaklıklara maruz kalmanın, özellikle kız çocuklarda erken dönem akciğer fonksiyonlarında değişikliklerle ilişkili olduğunu göstermiştir.
Araştırmacılar, hamileliğin ikinci üç aylık dönemi ile doğumdan sonraki ilk dört hafta arasında aşırı sıcağa veya soğuğa maruz kalan bebeklerde akciğer kapasitesinde azalma ve solunum hızında artış gözlemlediler.
İki yaşından itibaren dil gelişimi üzerindeki etkiler
Environmental Health dergisinde yayınlanan ve 12.000'den fazla çocuğun verilerine dayanan bir başka Fransız çalışması, aşırı sıcaklıkların dil gelişimi üzerindeki etkisini inceledi. Çalışma, hamilelik sırasında veya doğumdan sonraki ilk 28 hafta içinde, özellikle geceleri yoğun bir sıcak dalgasına maruz kalmanın, iki yaşında değerlendirilen dil becerilerinde bir azalma ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
Yeni araştırma, beyin gelişimi üzerindeki etkileri ortaya koyuyor
CUNY Graduate Center ve Queens College tarafından yürütülen bu Amerikan araştırması, anneleri 2012’deki Sandy süper fırtınası sırasında hamile olan 8 yaşındaki çocukların beyin MRG’lerini temel aldı. "Fırtınanın yarattığı stres ile aşırı sıcaklığın birleşimi, beyin gelişimi açısından tam bir nörolojik fırtına yarattı," diyor çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Yoko Nomura.
Araştırma, bir iklim felaketi sırasında annenin yaşadığı stresin, bebeğin beyin yapısını doğumdan önce değiştirebileceğini ve büyüdükçe duygularını ve düşünme biçimini potansiyel olarak etkileyebileceğini ortaya koydu. Araştırmanın ortak yazarı Donato DeIngeniis’in de vurguladığı gibi: “İklim değişikliğinin, gelecek nesillerin beyinlerini daha doğmadan önce dönüştürebileceğini görüyoruz.”
Bu çalışmalar endişe verici bir tablo ortaya koyuyor: Küresel ısınma sadece çevremizi değil, gelecek nesillerin sağlığını da tehdit ediyor. Bebekler, ilk nefeslerini almadan çok önce, doğal afetlerin görünmez sonuçlarına maruz kalabilirler. Çin, ABD, Hindistan, Bangladeş ve Endonezya olmak üzere beş ülke, özellikle ölümcül doğal afetlerden etkileniyor.
ve aşırı sıcaklıklar. Bu veriler karşısında öncelikli bir konu ortaya çıkıyor: hamile kadınları korumak ve iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini hamilelik döneminden itibaren öngörmek.
Christelle Cherrier








